|
Tweet |
Zafer Partisi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Tarkan Kozan, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde özel okul ücretleri ve eğitim giderlerinde yaşanan artışın milyonlarca aileyi ekonomik açıdan zorladığını belirterek, eğitimin ticari kaygılarla değil, fırsat eşitliği ilkesiyle yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Tarkan Kozan şunları söyledi:
“Yeni eğitim yılı yaklaşırken velilerimizin en büyük gündemi çocuklarının başarısı değil, eğitim masraflarını nasıl karşılayacakları oldu. Özel okul ücretleri, kayıt bedelleri, yemek, servis, kırtasiye ve diğer eğitim giderleri birçok aile için karşılanması güç bir yük haline geldi. Eğitim, ekonomik imkânı olanların ulaşabildiği bir ayrıcalık değil, her çocuğun eşit şekilde yararlanması gereken temel bir haktır.”
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ
Tarkan Kozan, eğitim sisteminde ekonomik farklılıkların çocukların geleceğini belirleyen bir unsur haline gelmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Hiçbir anne ve baba, çocuğunun eğitimi için borçlanmak ya da temel ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda bırakılmamalıdır. Devlet okullarının fiziki ve akademik imkânları güçlendirilmeli, özel öğretim kurumlarıyla ilgili denetimler ve ücret uygulamalarında şeffaflık sağlanmalı, velilerin mağduriyetini önleyecek etkili politikalar geliştirilmelidir. Güçlü bir eğitim sistemi, ailelerin omuzlarına daha fazla yük yükleyerek değil, onların yükünü hafifleterek kurulabilir.”
EĞİTİM TİCARİ BİR ÜRÜN DEĞİL, MİLLETİN GELECEĞİDİR
Zafer Partisi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Tarkan Kozan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bir ülkenin geleceği sınıflarda şekillenir. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayamayan toplumlar, gelecekte sosyal adaleti de sağlayamaz. Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumları, velilerin artan ekonomik yükünü azaltacak, çocuklarımızın kaliteli eğitime eşit şartlarda ulaşmasını sağlayacak kalıcı adımları hızla hayata geçirmeye davet ediyoruz. Zafer Partisi olarak eğitimi ticari kaygıların değil, bilimsel anlayışın ve sosyal adaletin temelinde değerlendirmeye devam edeceğiz. Çünkü güçlü Türkiye’nin yolu, ekonomik durumu ne olursa olsun her çocuğun nitelikli eğitime ulaşabildiği bir eğitim sisteminden geçmektedir.”